10 fotoğrafla Sevmek Zamanı
Arkadaşlarınla paylaş

Siz hiç bir fotoğrafa aşık oldunuz mu?

Metin Erksan oldu. Hem de 1965 yılından bu yana o aşk, bir kült olarak Türk Sineması’nın unutulmazları arasına girdi. Üzerinden onca yıl geçmesine rağmen, “Sevmek Zamanı” unutulmadı…

Hülya Karamanoğlu

Metin Erksan’ın 1965 yapımı kült filmi Sevmek Zamanı’nı belki yüzüncü kez izledim. Her izleyişimde farklı bir tat buluyorum filmde, bu kez sonuna takıldım. Bu siyah beyaz masal, mutsuz sonla bitti sanılır izleyenler tarafından. Peki, gerçekten öyle midir?

Konusunu hatırlayalım, Halil (Müşfik Kenter), adada ustası Mustafa’yla (Fadıl Garan) birlikte boyacılık yapmaktadır. Bir gün boyamaya girdiği boş köşklerden birinin üst katında, duvarda asılı bir kadın fotoğrafı görür ve fotoğrafa aşık olur. Bir yıl boyunca her gün köşke girer ve fotoğrafı seyreder. Ancak, bir gün, köşkün sahibinin kızı olan fotoğraftaki Meral (Sema Özcan), iki arkadaşıyla birlikte köşke gelir ve Halil’i fotoğrafını seyrederken görür.

sevmek-zamanı-(1)

Masal gibi bir konusu olsa da, aslında gayet gerçek bir filmdir; gerçekleri anlatır bize. Mesela Halil, yerden göğe haklıdır bir fotoğrafa âşık olmaya ve sadece onu istemeye. Meral ise Halil’den yayılan ışığa karşı koyamayan bir pervanedir.

sevmek-zamanı-(4)

Son anda ışık sandığının aslında ateş olduğunu anlayınca o ateşte gönüllü yanmıştır O da; ama o son ana kadar gözleri kamaşan bir pervanedir. Sonrasında ateşle ateş olmuştur. Kendini ateşe bırakmayı bilmiştir.

sevmek-zamanı-(5)

Görmeden sevmiştir Halil. Haklılığı da buradan kaynaklanır. Aşkının bir karşılığı vardır ya da yoktur, bu önemli değildir. O, için için yanmaktadır. Meral karşılık vermiş ya da vermemiş de sorun değildir, aşk vardır sadece. Oradadır. Meral inansın ya da inanmasın vardır aşk, gerisinin hiçbir önemi yoktur. Ve aşk bir çeşit haklılık değil midir aslında; haksız olan bizleriz…

sevmek-zamanı-(6)

Bizler, yani aşkı tanımayan sıradan ölümlüler. Onu kirleten, görünce kaçan, dünyanın bize dayattıklarına teslim olan, kalbimizi kapayan bizleriz. Bunu filmi izlediğim her an düşündüm. Korkan bizleriz, hem de aşktan korkan…

sevmek-zamanı-(7)

Masal gibi olan gerçek bir filmdir demiştim ya, bunun bir diğer nedeni de genel kanıya nazaran mutsuz bir sonla bitmesi. Masalların sonu hep sonsuza dek mutlulukla biter ya hani, gökten de üç elma düşer. Hiç düşündünüz mü mutsuz son dediğimiz şey nedir diye?

sevmek-zamanı-(8)

Kavuşmak mı, hemen sonrasında ölmek mi? Onlar her şeye, her engele rağmen, hatta kendilerine ve başkalarına rağmen kavuştular zaten sonunda. Bunun 60 yıl sürmesi ya da 60 saniye sürmesi ne anlam ifade eder ki! Aşk zamanı saymaz, hissetmez bile. Ne biliyoruz 60 saniye değil de sonsuza dek sürmediğini, o son anın?

sevmek-zamanı-(9)

Ölüm de bir, yaşam da… Kavuşmak da bir, ayrılmak da… Ayrılık da sevdaya dâhil değil mi? Neden ölüm de sevdaya dâhil olmasın? Şu koca evrene baktığımızda, her şeyi sadece bir tek anda yaşadığımızı ve öldüğümüzü göremiyorsak eğer, zaten aşka da inanmayalım, evrene de, zamana da.

sevmek-zamanı-(10)

Evren aşk ile var, yaratılmış en büyük şeydir aşk… Hem ne belli ölümün bir son olduğu? Mutlu son dediğimiz kavram, kafamızda yarattığımız bir illüzyon. Filmin sonunda birliktelerken ve geride bırakmaktalarken kendilerinden gayrısını, ölmeleri mutsuz son demek değildir! Cesetten kurtulmuşlardır sadece, o kadar…

sevmek-zamanı-(11)

Masal gibi başlamış ve bir masala yakışır mutlu sonla bitmiştir film. Kavuşmuşlardır. Gökten üç elma düşmüş, masallardaki gibi görmeden sevebilenlerin, sevilebilenlerin ve cesedi boş verip sadece ruhu görebilenlerin başına…

sevmek-zamanı-(1)

Künye:
Sevmek Zamanı, 1965 yılının Avrupa sinemasına paralel ve yenilikçi sinema dili nedeniyle seyretme imkânı bulanlarca çok beğenilmiş, zamanla kült statüsü edinmiştir. 2007 yılının ortalarında DVD’si çıkmıştır.

Yönetmen: Metin Erksan
Oyuncular: Müşfik Kenter, Sema Özcan
Yapım Yılı: 1965 / Siyah Beyaz

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir